16 Nisan 2011 Cumartesi

Dostluklar ve Aşklar Üzerine..

Dostlarına her şeyini anlatıyor ve seni anladıklarını düşünüyorsan; yanılıyorsun.
Birisine tutkuyla bağlıysan, onu çok seviyor ve onsuz yaşayamayacağını düşünüyorsan; yanılıyorsun.


Gerçek şu ki; hiç kimse seni hiçbir zaman anlamayacak. Dostlarınla ya da dostunla oturup iki lafın belini kırma demiyorum elbet. Anlatacaksın her şeyini, dökeceksin. Benim dediğim o anlattıklarının dostundan çok boşluğa gittiği! Anlıyor numarası yapacak dostun, sen de istediğin şey tam da bu olduğu için devam edeceksin hevesle paylaşmaya. Çünkü dostlar bunun için vardır. Öğütücüdür dost. Ne kadar iyi öğütebiliyorsa o kadar yakındır sana. Ne kadar anlamaya çalışıyorsa o kadar dosttur. Elinden gelenin en iyisini yapıyorsa o zaman dosttur.


Aşk var bir de. Nedir tam bilmiyorum aslında. Kimisi diyor aşk evlenene kadardır,kimisi diyor aşk hep vardır kimisi diyor aşk hevesini alıncaya kadardır. Benim fikrim aşk elde etmek istediğin bir şeyi eline aldığın andır; ne daha azı ne daha çoğu. Çok istediğin bir şeyi başarmakla -ya da örnek vereyim, on binlerce seyircinin adını haykırdığı bir futbolcunun o anki hisleri mesela- çok sevdiğin bir kızla çıkmanın yarattığı duygunun farkı var mı? İkinci kez bu anı yaşayacak futbolcu ilkindeki duyguları hissedecek mi? Asla. Sen de ilk'in tadını bir daha bulamayacaksın. Ama sorun yok, bulmuş gibi yapıp "Aşk diye buna derler oyunu" nu oynayabilirsin. O büyük "Aşk" ın bitip yenisine adım attığındaki hislerinin takım değiştiren bir futbolcunun farklı on binler önüne ilk çıktığında hissettiklerinden ne farkı var? Dolayısıyla aşk; kesinlikle insan arasındaki ilişkiyle sınırlı değil. Bize öğretilen aşk hiç var olmadı. Sevme demiyorum, ölene kadar bir yastıkta kocamanı dilerim hatta ama bu böyle. Ve doğru kişi, karşı cinsten bulabildiğin en iyi öğütücüdür; bunu unutma.


Aslında başta demek istediğimden uzaklaştım biraz. Seni sadece sen anlayabilirsin. Çok sevdiğim bir şarkıyı dinlerken kendimden geçmeme anlam veremeyecek en yakın dostum ya da sevgilim. Ona bu şarkıyı dinlettiğimde "ne biçim bişey bu mıymıy salak müzik" diyecek. Ben de onun nasıl bunu sevmediğine anlam veremeyeceğim. Her zaman her düşüncemizi,hissimizi,sözümüzü anlamasını bekleriz karşımızdakinden farkında olmasak da. Mümkün değil ama sorun da değil, beni anlamıyor diye onu kenara itecek değilim. Sadece daha şarkıyı 10. saniyesinde kapatan dostum/sevgilimle tamamen dinleyip bir yorum yapan dostumu/sevgili adayımı(!) ayıracağım.


Hayatında kimse olmadan yaşayamayacağını sanıyorsan, yanılıyorsun. Pek ala yaşayabilirsin. Sıkıcı olur bazen fakat genellikle huzur ortamıdır değerini bilirsen. Kendinle ettiğin muhabbetler ve kendi hayallerinde bir dünya. Seni anlayan birisinin olduğu bir yer.. En yakın dostundan kazık yediğinde bu o dünyana bir etki yapmaz. Çok sevdiğin birisinden tekmeyi yediğinde bu o dünyana bir etki yapmaz. Zaten çok sayıda dostun, çok sevdiğin bir sevgilin de olsa farkında olmadan oldukça sık uğruyorsun oraya. Rahatlamak, bir nefes almak için. Ben her ihtimale karşı orayı zenginleştirmeye bakmanı öneririm. Şu an tam da oradan yazıyorum ve senin de dönüp dolaşıp geleceğin yer burası!

2 yorum:

  1. Okuyunca aklıma Duman'dan Yalnızlık Paylaşılmaz parçası geldi ne yalan söyleyim. Ama dediğin gibi çok iyi bir öğütücü bulduğunda-buarada öğütücü tabiri çok hoşuma gitti- ki bunun illa sevgili olması gerekmez, neyse zaten onun senin dünyana yabancı olamayacağını düşünüyorum. Gerçekten çok insan var ve inan seni çok iyi anlayacak o kadar çoğunu bulabilirsin ki. Ama otur tüm vaktini Onları aramakla geçir demiyorum. Sadece bazıları vardır çok mutlu olmasa bile arkadaşlıklarını/sevgililiklerini sürdüren, bana bu kadarı yeter bir daha böylesini bulamam havasında yaşayan. İşte öyle biri olmamak lazım. Sen vasat bir öğütücüye layık değilsin en iyisini bulana kadar genişletmelisin çevreni. Yazdığından bunları çıkardım umarım yanlış bir yöne kaymamışımdır :)

    YanıtlaSil
  2. Danke schön :D Yanlış yöne kaymamışsın da bizden başka okuyan çıkacak mı acaba :D

    YanıtlaSil