Pazartesi gününü düşünün, birçoğunuz sevmez pazartesiyi değil mi? Ben sevmiyorum diyemem ama çok sevdiğim de söylenemez. Lakin her zaman pazartesi yeni bir sayfadır benim için, bu yüzden ayrı bir yeri vardır. Önceki haftayı geçirdiğim gibi geçirmeyeceğim düşüncesiyle başlarım o güne. Ertelediğim bir şeyi yapmak, yahut 3-5 kişi oturup iki kelamda bulunmak falan gibi. Sonra salı olur, sıradan şeylerle meşgul olurum o günü de bitiririm. Sonra çarşamba olur, bir sorgularım kendimi "Ya hafta bitecek, değişik bir atraksyonda bulunmalıyım, napsam acep?" gibisinden. Çok geçmeden derim yarın ola hayrola. Perşembe her zaman sarı ışık konumundadır benim için. Perşembeye kadar ayarlayacağını ayarladın ayarladın, ayarlamadın o hafta biter arkadaş bunu bilir bunu derim! Aynısı yapmayı düşündüklerin için de geçerli, o güne kadar yapmaya başlamazsan sonraya kalır dikkat! Perşembelerim bu yüzden sağı solu arama, haberleşme eylemleriyle doludur genellikle. Ve yine genellikle insanlar çoktan planlarını yaptıkları için mal gibi kalırım. En iyi ihtimalle "Ben yarın haber vereyim sana duruma göre" cevapları beni umutlandırır. Cuma olur. Cuma tam bir felaket tellalıdır. Cuma pazarın habercisidir. Pazar da kötülüklerin efendisidir. Karanlık bir yerlerde yaşıyor sanırım. Neyse boşverin şimdi, cuma günü de alınan olumsuz cevaplar, hala başlanmamış işler-uğraşlarla geçer gider. Cumartesi zaten hafta bitti diye salarım kendimi. Pazar da pazartesi olsun, yeni sayfamı açayım, bu sefer farklı olacak ulan derim onu da öyle yerim. Oldu mu sana pazartesi? Sonuç? Boş geçen zaman, boş geçen zamanda kendi faydama yapabilecek olup yapmadıklarım, yapmam gerekip başlamadıklarım. Ye-iç-yat döngüsünde bir hafta. 7x24 boşluk.
Hayatımın her evresinde kaybettiklerim pastasının en büyük dilimisin belki de boşa geçirdiğim zaman. Oysa ucundan bile tutup başlasam hem gerisi gelecekti, hem de ben tatmin olacaktım. Her iş kesinleşene kadar bekleme huyum olmasaydı belki çok daha farklı olacaktı. Korktuğum başıma gelmesin diye sonucu uzaktan görene kadar beklemeseydim belki de.. Oysa sonucu beklemem değil, yaratmam gerekiyordu. Beklediğim için başkaları yaratıyor ben de kabulleniyordum. Bu yüzden kaç kere kaybettim seni, sayamam herhalde. Ama bir daha çıkarsan yoluma, bu sefer farklı olacak! Hele bir pazartesi olsun da.. Ya da sen pazartesi günü çık karşıma, daha kolay olur. Ne dersin?
Fotoğrafın sahibi: http://littlemewhatever.deviantart.com/
Fotoğrafın sahibi: http://littlemewhatever.deviantart.com/
